Bölüm1:Başlıyoruz

Basketbol Günlükleri Bölüm 1: Başlıyoruz



Güncel basketbol bloguma hoşgeldiniz.Herkese merhaba.Günlük bloglara başlamadan önce sizlere kendimden,basketboldan ve gamer kariyerinden kısaca bahsetmek istiyorum.

Benim adım Orhan soyadım Zile.Boluluyum.24 yaşındayım.Abant İzzet Baysal Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden bu sene mezun oldum.Basketbola ilk olarak sekiz yaşında yaşında başladım. İlkokul ve ortaokulda düzenli olarak basketbola devam ettim. Lisedeyken basketbolu derslerle beraber devam ettiremedim ve derslere ağırlık vermek zorunda kaldım.

Bolu'da  iyi bir basketbol altyapısı olmadığı için kendimi çok geliştirme şansım olmadı ayrıca lisedeyken basketbol takımının olmaması ve futbola daha çok önem verilmesi gibi nedenlerle basketbolumu çok geliştiremedim.

O zamanlar Gençlik Spor diye bir takıma girmiştim maçların ve antrenmanların derslerle çakışması nedeniyle oynamaya fırsatım olmamıştı. Anadolu meslek lisesinde okuduğum için derslerden neredeyse beş gibi felan çıkardık yani tüm günü okulda tamamlardım.Bırak antrenman yapmayı yorgunluktan eve zor gidiyordum.

Bunun sonucunda bende Nba bilgisayar oyunlarına,basketbol dergilerinin abonesi olmaya ve Tv'deki basketbol proğramlarını hiç kaçırmadan izlemeye başlamıştım.Kaan Kural o zamanlar yanılmıyorsam Murat Murathanoğlu ve Murat Kosova ile Nba Stüdyo proğramını sunardı ve basketbolseverleri ekrana kilitlerdi.Bugünlerde ise Sports TV'de Erdem Bitik'in sunduğu ve Yiğit Giray'ın yorumladığı Son Periyot adlı basket proğramı biz basketbol severleri ekrana kilitliyor.Basketbolun dününün ve bugününün paylaşıldığı çok güzel bir proğram herkese öneririm.




Bilgisayarda oynadığım ilk basketbol oyunu Nba Live 2007 idi. O zamanlar tam bir Orlando hayranıydım hem Hidayetin olmasından hem de Jamer Nelson,JJ Redick,Rashard Lewis,Ariza,Grant Hill ve Dwight Howard gibi efsanevi oyuncular vardı ve hepsi benim basketbol anlayışıma hitap ediyordu. Çünkü takımın felsefesi dış atışlardı takımın pek çoğu üçlükçüydü ve adeta Stephen Curry gibi yürüyerek üçlük atarlardı. Bugünlerde ise bana hitap eden takım şüphesiz Golden State.




Lise yıllarında Orlando Magic maçlarını hiç kaçırmazdım ve okula sürekli uykusuz giderdim. Okul sıraları benim için ikinci bir yatak olmuştu. Kaan Kural'ın maç anlattığı güzelim yıllar...Lisedeyken İngilizce ve Edebiyat dersleri dışnda hiçbir dersi sevmezdim.Matematik ve Geometri gibi derslerim ya hep sıfır ya da hep birdi.Bu konuda bir istikrar sağlamıştım. Keşke matematik notlarımla sayısal loto,iddaa felan oynasaydım şimdiye kadar zengin olmuştum.Okula sekizde gidip beş gibi felan çıkıyorduk.Lise yılları tam bir işkenceydi bu yüzden basketbola çok zaman ayıramamıştım.Eve gelince ise bilgisayar oyunlarından beni kimse alamazdı. Bilgisayar alınmadan önce ise internet cafelere ve play station salonlarına her hafta sonu akın ederdim.Şimdi bilgisayar alındı ama yine her hafta sonu gidiyorum ayrı bir konu.Nba Live,Nba 2k,Call of Duty,Footbal Manager,Half Life,Left 4 Dead 2,Just Cause,CS Source,Lord Of The Rings,Gta San Andreas,NFS Serisi ve Prince of Persia serisi ve nicesi pek çok oyunlarına sarmıştım. Ama bunlar arasında en çok basketbol ve futbol oyunları oynuyordum.


Most Wanteddaki canavarım :D Subaru İmpreza




Photoshop değildir :D

Futbol oyunlarına ilk olarak Winning Eleven serisiyle başlamıştım bu oyun benim için o zamanın Pes 2013'ü idi.Ne kadar önemli siz anlayın. Her erkek gibi Fifa ve Pes benim için ayrı bir öneme sahiptir. Pes 2012'de Become A Legend moduyla kariyer basamaklarını tek tek tırmanmıştım hey gidi  günler.Bu kariyer modunda kanat oyuncusuydum.Hollanda'nın De Graafschap takımıyla başlayıp Galatasaray'da emekli olmuştum.Kariyer modunda Ronaldo ve Messiyle karşı az karşılaşmadık.Kulüp takımı ve A Milli takımla kaldırmadık kupa kalmamıştı. Fifa'ya ise ilk olarak komşunun bilgisayarında Fifa 2003 ile başlamıştım.Fifa 2003'ün introsu hala aklımda #gözümdecanlanırkoskocamazi bkz.(https://www.youtube.com/watch?v=G649o3yb8uw) 

ballon d'or alırkene :D Bana benzemesede olsun











Fifa 2003'te o zamanlar Manchester United takımında Ryan Giggs,Paul Scholes,David Beckham,Roy Keane,Neville,Barthez,Ferdinand,Blanc ve Ruud Van Nistelrooy vardı.En önemlisi çok sevdiğim Alex Ferguson'ın takımıydı. Komşunun bilgisayarında saatlerce bu oyunu oynardım. Manchester United ile  Şampiyonlar Ligi'nde oynamak mükemmel bir duyguydu.Annem beni komşudan almaya gelmese komşuda yatacaktım  o derece seviyordum oyunu. Real Madrid ve Juve sevdiğim diğer takımlardı. Juve'den Del Pierro Baba Real'den ise Raul Reyis benim için çok önemli oyunculardı. Komşunun bilgisayarında başladığım bu oyun ileride beni Fifa kolleksiyoncusu yapmıştı. Fifa 2005'ten 2013'e kadarki süreçte bu oyunları çıkar çıkmaz Cd dükkanlarından satın alır oynardım. O zamanlar torrent felan bilmiyoruz tabi film,müzik ve oyunları Cdci dükkanlarından alırdık.  Bugünlerde ise kitap,film ve poster koleksiyonu yapmaktayım.

Nba Live serisi oyun çıkartmayınca bence basketbol oyunları için devrim niteliğinde bir oyun olan Nba 2k10 ile tanışmıştım.Nba 2k10da geçen güzel maçlardan sonra Nba 2k11 ile My Player moduna fena halde sarmıştım.Oyunun kariyer modu yeni çıktığından için herkes bu moda deliriyordu. Çünkü o zamanlar için olmayan yeni bir şeydi. Kendi isminle oyuncu yaratmak,Nba'de oynamak,antremanlara çıkmak,atış stilini,saç stilini ve ayakkabılarını dahi kendin seçmek basketbolcu olmak isteyipte olamayanlar için efsane bir moddu.  En öemlisi de hayranı olduğun basketbolcularla aynı takımda oynamak mesela Nowsitski ile oynamak. Bu oyun benim için hayal edilemiyecek düzeydeydi. 





My Player moduna üç numara olarak başlamıştım. İlk yıllar alt liglerde oynamıştım Jam lig miydi bir şeydi. Sonra Summer Lig felan oynamıştım.En sonunda Nba'e adım attıktan sonra ilk olarak Dallas'a draft olmuştum. O zaman Dallas'ta Jason Kidd,Jason Terry,Stojakovic,Shawn Marrion ve Novitski efsaneleri vardı. Dallas zaten gerçekte o yıl  Miami'ye karşı şampiyon olmuştu. Dallas'a ilk olarak Shawn Marrion'un yedeği olarak başlamıştım. Oyunda üç beş dakika süre bulabiyordum. Marrion'ın o zamanlar çok iyi oynadığı yıllar tabi overall'ı 85 felandi. Marrion sakatlanınca Nba'de maçlara ilk beş olarak çıkmaya başladım. Performansımı 2k'daki antrenman yetenek puanlarıyla ve maç oynayarak geliştirdim. Normal sezonu Dallas'ta iki veya üçüncü felan bitirdikten sonra Play Off'ta rakipleri süpürdük ve finalde Miami ile karşılaştık. LeBron reis sağolsun çok kasmadı ve şampiyon olmuştuk.Oyunda normal sezonun mvpsi sanırsam Kobe olmuştu bende play offların mvpsi felan olmuştum işte güzel yıllardı. Sonrasında kariyerime Los Angeles Clippers ile devam ettim.

Kobe Bryant benim için en önemli hall of famedir. Jordan'ı izleme şansım olmadı ama Jordan kadar yetenekli birini izleme şansım oldu. Bunun dışında lise senelerimde İverson,Steve Nash ,Jason Kidd,Amare Stoudemire,Kevin Garnet ,Tracy Mcgrady,Yao Ming,Scola gibi oyunculara hayrandım zaten bu oyunculara hayran olmamak elde değil. Avrupadan ise Sarunas Jasikevicius,Petar Naumoski,Ginobili,TheodorosPapaloukas,Lavrinovic,Linas Kleiza,Andrei Krilenko,Teodosic gibi hayranı olduğum isimler aklıma gelmeyen daha pek çok basketbolcu var. Avrupadan Nba'e gidip efsane olan Dirk Nowitski,Pau Gasol,Tony Parker,Ginobili ve Krilenko gibi fantastik oyunculara ayrı bir parantez açmak gerekir. Çünkü bu basketbolcular Avrupalı basketbolcularca örnek olmuş,sayısız ödüller almış ve Türk ve Avrupalı basketbolculara kılavuz olmuşlardır. Avrupa basketbolunun gelişmesinde şüphesiz bu oyuncuların doğrudan etkileri vardır. 


Türkiyeden Hidayet Türkoğlu,Mirsad Türkcan,Ender Arslan,Kerem 2001 ve 2010 Avrupa Basketbol Şampiyonası'ndaki Türkiye kadrosunu unutmak mümkün değil. Avrupa ve Dünya Basketbol Şampiyonalarını hiçbir zaman kaçırmadan pek çok takımı ve basketbolcuları izleme fırsatım oldu. Kerem Gönlüm, Kaya Peker,Kerem Tunçeri,Serkan Erdoğan,Haluk Yıldırım ve Ömer Onan gibi efsane olmuş basketbolcuları izleme fırsatım olduğu için kendimi çok şanslı hissetmişimdir. 


Üniversite yıllarında ise Eurolig maçlarını kaçırmadan izlerdim. Çünkü Euroligdeki mücadele,azim ve sete set oyunun güzelliği Nba'de yoktu. Nba'de genellikle hücumlar daha bireysel iken Euroligin takım oyununa verdiği önem açıkçası beni daha çok cezbetmişti. Nba'de hücumlar bir iki pasla sonuçlanır bu durum doğal çünkü her gün maç olduğu için aynı zamanda Nba'de oyuncular kendilerini daha çok geliştirmek zorundalar.  


Her sene Euroligden Nba'e mvpler ya da iyi oyuncular gitsede Avrupa basketbolu genç isimler yetiştiriyor.Güncel örnek vermek gerekirse Porzingis,Valanciunas,Markanen,Bogdanovic,Kuzminskas,Saric,DavisBertans,MarioHezonja,Vucevic,Fournier ve Rudy Gobert gibi daha pek çok isim Avrupadaki başarısını Nba'de devam ettiriyor. 




Milli gururumuz olan Furkan ve Cedi gibi isimler alışma sürecini atlattıktan sonra Nba'de önemli süreler bularak önemli işler yapacağına inanıyorum.Ayrıca Real Madrid'in oyun kurucusu Luka Doncic bu sene Euroligi kaldırdıktan sonra Nba'e gider benden demesi.Bence tam bu yaşlarda gitmesi gerekiyor yoksa Teodosic'in yaşında giderse ya sakatlanır ya da süre alamaz. Bence Teodosic daha erken Nba'e gidecekti bu yaşta gitmesi ona bir şey kazandırmaz. Luka Doncic'i seneye muhtemelen Nba'de iyi bir takımda görürüz. Hidayet nasıl Efes'ten sonra yirmili yaşlarda gidip başarılı olduysa Cedi ve Furkan da tam zamanında gittiğini düşünüyorum ve Hidayet gibi başarılı olacağını umut ediyorum.

Nba, Eurolig oyuncularını sürekli takip ediyor ve iyi oyuncuları alarak bünyesine katıyor. Avrupa takımları bu yüzden eskisinden daha da çok altyapıya önem vermekte Nba oyuncuları çıkartmayı hedeflemektedirler.Sizlere blogumda güncel basketbol olaylarını her gün elimden geldiğince paylaşmaya çalışacağım.Kaan Kural ve İhsan Bayülken gibi üstatları izleyerek büyüdüm.Onların eşssiz maç anlatımlarını ve yorumları benim için çok ayrı bir öneme sahip olup basketbol kültürümün gelişmesinde büyük payları vardır.Onlardan ilham alarak bu blogumda Türkiye Basketbol Ligi,Nba,Eurolig,milli takımlar ve uluslarası şampiyonalar hakkında incelemeler ve analizler yapacağım.Değerli okuyucularımla güzel bir basketbol senesi geçirmek dileğiyle takipte kalın.



Diğer yazıda görüşmek üzere sağlıcakla kalın.











Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bölüm 10:Takip Ettiğim Basketbol Platformları

Bölüm4:Play Offs ve Final Four Heyecanı

Bölüm3:Nba Normal Sezon Değerlendirmesi