Basketbol Günlükleri Bölüm 2 : Eurolig Değerlendirmesi
Güncel basketbol bloğuma hoşgeldiniz.Herkese merhaba.Bugün Euroligde neler oldu kendi yorumumla değerli okuyucularıma paylaşacağım.
Euroligde bu hafta çok çekişmeli bir hafta daha oldu. Temsilcilerimiz Anadolu Efes ve Fenerbahçe Yunan temsilcileriyle rekabet ve seyir zevki açısından çok güzel maçlar bize izlettiler. Anadolu Efes evinde Panathinaikos ile karşılaştı. Maç son anına kadar başa baş geçti. Mccollum son dakika fırsatı tepti ve yenildik. Maccabi ve Barcelonayı yenmemizde büyük katkısı olan Mccollum ne yazık ki bu maçta yine çok ön plana çıkmaya çalıştı. Bu kadar ön plana çıkmak yerine diğer oyuncuları oyunu sokması gerekiyordu. Sezon sonuna kadar bu performansını devam ettiremez. Persovic'in ona bu kadar serbestlik tanıması hem kendisi açısından hem takımı açısından zarar veriyor.

Eurolig,Türkiye Ligi ve kupası olmak üzere neredeyse altmış maçın üzerinde maç oynayacaklar eğer bu şekilde yani bireysel oynayamaya devam ederse ve takımı oynatamazlarsa Efes için bu sene yine hüsranla bitecektir. Bunu sırf Mccollum üzerinden söylemiyorum durum Ricky Ledo ve Kronislav Simon için de geçerlidir. Pana maçında Simon'un mantık dışı üçlükleri beni çileden çıkarttı tıpkı Sloukas gibi. Halbuki Motum, Pana maçında muazzam bir performans sergiledi. Açıkçası ondan böylesi bir performans beklemiyordum. İçerden ve dışardan adeta Panayı bombaladı ve maçı 21 sayı 5 ribaunt ile bitirdi. En önemlisi de üç tane üçlük kullandı ve hepsini sayıya çevirdi. Peki bu maçta çok gereksiz yerlerde üçlük atan Simon ne yaptı yedide iki üçlük attı. Şimdi diyeceksiniz ki o üçlükler çok kritik anlardaydı. Buna tabiki lafım yok ama içeride Stimac veya Dunston'a top çıkarmak yerine orta sahaya yakın yerlerden absürt üçlükler atmanın ne anlamı var. Attığı iki üçlük set oyunu sonucunda paslarla gelen üçlükler bu şekilde atsa zaten lafım yok bu kadar tecrübeli bir oyuncuya yakışmayacak derecede oynadı. Gelelim Ledo ve Mccollum neler yaptılar. Onlarda Simon'dan farksız. Mccollum ve Ledo üçlüklerde üçte sıfır çektiler ve hepsi de aceleci ve paslaşma olmadan birebirden gelen üçlüklerdi.

Efes olağanüstü bireysel performanslara kalarak maç kazanacaksa bence hiç kazanmasın daha iyi çünkü takım oyunu oynanmadan diğer oyunculara fırsat verilmeden kurulan her 24 saniye süresi ülkemiz ve Efes basketbolu adına büyük zararlara yol açacaktır. Çünkü altyapılarda Furkan Korkmaz ve Cedi gibi nice genç oyuncularımız var. Yabancı oyuncular pozisyonları böyle vurdumduymaz şekilde harcayacaksa ve koç buna müdahale etmeyecekse Türk basketbolu asla gelişemez sonra Yunan altyapısından gelen Calathes maçı kazandıran oyunlar oynar ve üçlükler atar bunun sonucunda hiçbir şey yapamazsınız. Ayrıca bu filmi her sene izlersiniz. Efes gibi köklü bir kulüp altyapıdan gelecek vaad eden pek çok oyuncu çıkarıyor ama 35 yaşına gelmiş Simon'u oynatma atrık ya da Amerikalı yabancı gençler alıp oynatıyorsun bunu niye yapıyorsun. Altyapında onlardan daha yetenekli ve dinamik oyuncular var bunları oynatsana!
Türkiye'nin gençleri basketbol şampiyonalarında sürekli başarılar elde ediyor ve ülkelerini en iyi şekilde temsil etmekteler ama ne yazık ki kulüplerinde kendini Iverson felan zanneden yabancı basketbolcuların yedeği durumundalar. 2014'te İspanya'yı yendiğimiz kadrodan Cedi Osman çıktı neden çünkü ona gereken değer ve süre verildi ve o da bizi en iyi şekilde uzun yıllar bizi Nba'de temsil edecek. 2006'da İzmir'de düzenlenen U 20'de ise Ersan İlyasova mvp olmuştu. Peki ya diğer oyuncularımız onlara gereken süreler ve değerler verildi mi ? Nasıl verilsin bizlerde bu yabancı hayranlığı varken... Eğer Avrupadan iyi bir genç oyuncu çıkacaksa o seneki U 16-18-20 Avrupa Basketbol Şampiyonasına Nba'de ise Yaz Ligi'ne bakın. Avrupa'nın ve Dünya'nın en iyileri genellikle buralardan çıkar ve takımları da onlara her türlü desteği vererek yıldız olmalarını sağlar.
Türkiye son üç yılda muazzam bir performans gösterdi.Türkiye, 2014 U 20 Ümitler Şampiyonasında İspanyayı yenerek şampiyon oldu. 2015 ve 2016 ise üçüncü oldu. Anlatmak istediğim Türkiye'de bu gençlere gereken değeri verirse bizde Eurolig'i yabancılara o kadar paralar ve süreler vermeden kendi öz evlatlarımızı oynatarak şampiyon olabiliriz. Bu sadece oyuncu bazında değil koç bazında da olur. Mesela dün izlediğim Cska-Feberbahçe Doğuş maçında Cska'nın koçu İtodouis bir zamanlar Obra'nın asistanıydı. Obradovic'in asistanı olmak tabiki kolay değil sabır ve disiplin gerektirir ama nasıl Yunan İtoudis çıktıysa biz neden çıkarmayalım. Keza Eurolig ve Nba şampiyonu olmuş David Blatt var. Örnek çok mesela Banvit'in koçu Saso Filipovski,Kaşıyaka'nın koçu Aleksander Trifinovic ve Perasovic gibi çok önemli koçlar var. Madem bu kadar yabancı hayranıyız o zaman onların tecrübelerinden faydalanarak bizlerde Türk basketboluna yeni koçlar kazandıralım.

Federasyon başkanlığına Hidayet Türkoğlu'nun gelmesiyle beraber yeni projelerde geldi. Hidayet Türkoğlu gibi efsane olmuş bir sporcunun federasyon başkanı olmasıyla Türk basketbolunun şaha kalkacağına inanıyorum. Türkoğlu, Gençler Ligi projesiyle ve Türk oyuncuların ligde daha çok süre almasını sağlayacak şekildeki projeleri çok yerinde buluyorum. Gençler Ligi ilk olarak 16-18 yaş aralığında oyuncular için başladı. Bu proje daha sonra 18-22 yaş arasındaki gençler devam edecekmiş. Türkoğlu amaçlarının gençler için daha fazla süre alabileceği sistem olduğunu belirtti. Bu proje ben ve benim gibi basketbolseverleri gönülden fethettiği söylenebilinir. Seyirci yasağının kaldırılması takımlarımız açısından çok iyi olacaktır.Ayrıca Abdi İpekçi Spor Salonu ve tesisleşmek için yeni projeleri mevcut ne diyelim daha nice projelere imza at bizde seni destekleyelim.Türkoğlu göreve gelir gelmez yeniliklerin tohumlarını atttı ve bunun meyvelerini Türkiye basketbolu yiyecektir.Türkoğlu'nun söylediklerinden en çok şu cümleleri sevdim.Bunlar:
1) "Türk halkının gurur duyacağı, ayakta alkışlanacak bir takımı sahada görmek istiyoruz. O atmosfer yakalandığında, geçmişte iyi şeylere tanıklık ettik. "
2) "Basketbol Gençler Ligi’nde mücadele edecek 20 takımın kaptanları bugün bizimle birlikte ve hepsinin gözlerindeki heyecanı görmek büyük bir mutluluk. Onlarla birlikte takımların baş antrenörleri, menajerleri de eminim aynı heyecanı paylaşmaktalar. Basketbol Gençler Ligi programının kusursuz bir sistemle başarıya ulaşacağına ve ülkemiz basketbolunda örnek olacak bir neslin kısa zamanda kendini göstereceğine inanıyoruz"
3) "Herkesin basketbolla tanışmasını, topa dokunmasını isteyen bir ekibiz."
4)"Son 5 yıldaki yanlış plan ve programlardan dolayı basketbol şu an bu noktada."
5) "Yapılan yanlışların bizi rahatsız ettiği durumlar oluyor ama biz işine konsantre olan ve uzun vadeli planlar yapan bir ekibiz. Yapacağımız değişikliklerle 2019, 2020 ve 2021 yıllarındaki turnuvalarda Türk oyuncuların daha başarılı olabileceği bir süreç yaratmak istiyoruz."
6) "İnşallah, bütün branşlarda sorunsuz, şiddetsiz ve kavgasız bir lig geçiririz. Çünkü artık o seviyeye gelmemiz gerekiyor. Bunları yıllardır konuşuyoruz. Eşimiz ve çocuklarımızla maça gitmek istiyoruz. Her ne kadar basketbol açısından ele alsak da bir sporsever olarak bu tip olayların tekrar etmemesi için elimizden ne geliyorsa yapmaya hazırız."
Euroligden
devam etmek gerekirse Fenerbahçe Doğuş evinde Olmpiakos'a uzatmalarda yenildi.
Bu maçla ilgili yorumum Sloukastan bir Bogdanovic olmaz. Maçta Sloukas eski
takımına karşı bir şeyler yapmak maçı kazandırmak için ondan beklemediğim pek
çok şey yaptı. Açıkçası skorerliğe soyundu ama sen Bogdanovic değilsin be
kardeşim olamazsın o da sen gibi olamaz.Bu söylediğim Wannamaker içinde
geçerlidir. Senin görevin takıma asist yapmak ve oyunu kurmak ne diye
kendini rezil ediyorsun. Bogdanovic, Fenerbahçe için uzun süreli bir projeydi
ve Obradovic'in sihirli dokunuşuyla bir yıldız oldu. Tıpkı bu sene alınan
Guduric,Melli,Wannamaker ve Jason Thompson gibi... Bu oyuncular hem gelişmeye hem de başarıya açlar. Obradovic onlar için biçilmiş bir kaftandır.
Fenerbahçe Doğuş, Olmpiakos maçında gördük ki
oyun kurucularda defans açığ
ı fazlasıyla var. Wannamaker ve Sloukas,
Olmpiakoslu guardları iyi savunamadılar ve onlarda istedikleri gibi oynadılar.
Burada şunu fark ettik bu da Boby Dixon ve Kalinic'in eşsiz savunması... Udoh
takımda olsaydı zaten rakip guardlar bırak boyalı alanı yanına yaklaşmaya bile
tenezzül edemezlerdi. Obra, Jason Thompsonın defansif özelliklerini
geliştirirse Guduric ve Melli daha çok ön plana çıkarsa şampiyonluğun yine geleceğine inanıyorum. Geçen seneden devam eden James Nunnaly muazzam oynuyor.
Datome ise bazı maçlar iyi bazı maçlar kötü oynuyor onun istikrarı takım açısından oldukça önemli Cska maçında Guduric ve
Melli ön plana çıkınca maçı nasıl kazandılar. Sloukas ve Wannamaker yapması
gerekenleri yani asist işini en iyi şekilde yaptılar. İkisi de dokuz asistle
oynadılar. Vesely Airlines'ın smaçları ve Jason Thompson'ın orta mesafeli
şutlarıyla maçı kazandılar. Melli'nin son dakikada kazandırdığı maçı Yiğit abi attığı twitiyle en iyi şekilde özetlemiş.

Şunu da söylemeden edemeyeceğim.Fenerbahçe, Olmpiakos maçını Sloukas'ın özellikle
ikinci yarıdaki amaçsız atışları yüzünden kaybetti. Oysaki ilk yarıyı on sayı
önde kapatmışlardı. Sloukas istatistik kasmak istiyorsa eğer uzmanı olduğu
asist konusunda kasmalı ve takımı oynatmalıdır yoksa skorerliğe bürünürse bu iş
olmaz. Yok ben Teodosic gibi ya da eski takım arkadaşı Spanoluis gibi hem
takımı oynatıp asist yaparım hem de skorer olurum diyorsa hiç olmaz. Eurolig'in bu haftaki yükselişteki takımı Milano olurken düşüşteki takımı ise Khimky oldu. Bakalım haftaya nasıl maçlar olacak görüp izleyeceğiz.
Diğer yazıda görüşmek üzere sağlıcakla kalın.
Yorumlar
Yorum Gönder